Emeklilik hayali kuran binlerce vatandaş için maaş miktarını doğrudan etkileyen “güncelleme katsayısı” hesaplamaları netleşmeye başladı. Her yıl enflasyon verileri ve büyüme oranlarının belirli bir yüzdesi alınarak hesaplanan bu katsayı, emekli aylıklarının temelini oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl başvuru tarihlerine göre oluşan yüzde 30’luk maaş farkı hafızalardaki yerini korurken, 2025 yılı sonu için beklenen farkın daha düşük seviyelerde kalacağı tahmin ediliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin, bu yılki tablonun geçen yıla oranla daha stabil seyrettiğini vurguladı. Güncelleme katsayısının yıllık TÜFE oranına, büyüme oranının yüzde 30’unun eklenmesiyle elde edildiğini hatırlatan Zengin, mevcut ekonomik göstergelerin büyük oranda şekillendiğini belirtti.
BirGün’ün haberine göre; Zengin, “Geçen yıl emeklilik müracaat tarihine göre aylıklarda yüzde 30’luk bir fark oluşmuştu ancak bu yıl böyle bir makas beklemiyoruz. 11 aylık enflasyonun yüzde 29,74 olarak gerçekleşmesiyle birlikte veriler büyük ölçüde ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Emeklilik dilekçesini 2025 yılı bitmeden verenlerin, prim ödeme dönemlerine bağlı olarak daha avantajlı bir başlangıç yapabileceği öngörülüyor. Uzman analizlerine göre, mevcut güncelleme katsayısı beklentileri doğrultusunda bu yıl emekli olanların, 2026 yılını bekleyenlere kıyasla aylıklarında yüzde 2 ila 3 oranında daha fazla kazanç sağlaması bekleniyor.
Maaş hesaplamalarındaki bu avantajdan yararlanmak isteyen çalışanlar için dilekçe verme süreleri, bağlı bulundukları statüye göre farklılık gösteriyor. Tarkan Zengin, hak kaybı yaşanmaması adına şu kritik tarihlerin altını çizdi: