Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen “Deprem Gerçeğiyle Yaşamak” panelinde beklenen Marmara depremine dair kritik açıklamalarda bulundu. Özellikle 23 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’u sarsan 6.2 büyüklüğündeki depremi hatırlatan Pampal, bu sarsıntının ardından sürecin tamamlanması için 7’ye yakın büyüklükte bir depremin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Pampal, İstanbul’un Avrupa yakası güneyinden geçen Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) kuzey kolundaki tehlikeyi şu sözlerle özetledi: “Büyükçekmece açıklarından Eminönü’ne kadar olan kesimde yaklaşık 30-35 kilometrelik kırılmamış bir parça var. Bu parça 1766’dan beri uykuda ve kırılması an meselesi.”

2025 yılının Nisan ayında İstanbul’u korkutan 6.2’lik sarsıntının fayın hareketliliğini artırdığını belirten Pampal, “23 Nisan’dan sonra 6.5-7.0 arasında bir deprem daha beklediğimi söylemiştim. Bu fay kırılacak ve Marmara’daki bu enerji döngüsü maalesef tamamlanacak” dedi.

Tehlikenin sadece İstanbul ile sınırlı olmadığını hatırlatan profesör, KAF’ın güney koluna dikkat çekti: “İznik-Gemlik-Pamukova hattı en son 1065 yılında kırıldı. 961 yıldır enerji biriktiren bu segment, 7-7.5 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Bu durum sadece İstanbul’u değil; Bursa, İznik ve Orhangazi’yi de doğrudan etkiler.”

Bilimsel verilere göre depremlerin belirli periyotlarla tekrarlandığını ifade eden Süleyman Pampal, Marmara için bu sürenin dolduğunu ve tehlikenin “yüksek ve yakın” olduğunu belirtti. Deniz altındaki segmentlerin net izlenememesine rağmen birikmiş stresin kritik eşikte olduğunu savundu.

Panelde yapı stokunun önemine değinen Pampal, “Marmara depremleri kapımızda. Bizim yapmamız gereken tek şey korkmak değil, binalarımızı güçlendirerek riskleri azaltmaktır” diyerek yerel yönetimlere ve vatandaşlara kentsel dönüşüm çağrısında bulundu.