Konut kiralarındaki artış, son yıllarda enflasyonla birlikte hız kazanırken, bu yükseliş kiracı ve ev sahipleri arasındaki anlaşmazlıkları da artırdı. 2022–2024 yılları arasında uygulanan yüzde 25 kira artış sınırına rağmen, kira ve tahliye davalarında ciddi artış yaşandı.
Enflasyonun yükselmesiyle birlikte 12 aylık TÜFE ortalamasına endekslenen kira artış oranları da yukarı yönlü seyretti. Kira kaleminin enflasyon hesaplaması içinde yer alması ise hem enflasyonu besleyen hem de enflasyondan beslenen bir döngü oluşturdu.
TCMB Başkanı Fatih Karahan da yaptığı açıklamalarda kira artışlarının hizmet enflasyonunu yukarı çektiğine dikkat çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde enflasyonun manşet enflasyonun iki katına ulaştığını vurgulamıştı.
2019 yılında yapılan düzenlemeyle kira artışları, TÜFE’nin 12 aylık ortalamalarına endekslendi. Ancak enflasyondaki sert yükselişin kiralara hızlı yansıması üzerine, 8 Haziran 2022’de getirilen geçici madde ile konut kiralarına yüzde 25 artış sınırı getirildi. Bu uygulama 1 Temmuz 2024’e kadar yürürlükte kaldı.
Buna rağmen özellikle 2021 sonrası dönemde kur şokları, yabancılara konut satışları ve konut fiyatlarındaki sert artış, kira piyasasında gerilimi artırdı.
Ev sahiplerinin TÜFE’nin üzerinde artış talep etmesi, kiracıların ise yasal sınırları gerekçe göstermesi birçok anlaşmazlığı mahkemeye taşıdı. Bazı ev sahipleri kiracılarını çıkararak evi daha yüksek bedelle kiralamak isterken, bazı durumlarda kayıt dışı anlaşmalar gündeme geldi.
Adalet Bakanlığı verilerine göre, son yıllarda kira tespit ve tahliye davalarında dikkat çekici bir artış yaşandı.
Ekonomim’in grafik verileri, kira artış oranları yükseldikçe açılan dava sayılarının da paralel şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Kira artışlarının yarattığı bu tablo, konut piyasasında yalnızca ekonomik değil, hukuki bir baskı da oluşturdu. Uzmanlara göre kira piyasasında dengelenme sağlanmadıkça, mahkemelerdeki dosya yükü artmaya devam edecek.