Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Bitlis Şubesi tarafından düzenlenen “Teşkilat Buluşması” programında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yalçın, Memur-Sen’in kurulduğu günden bu yana hem çalışanların hak mücadelesinde hem de Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi.
Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve büyük katılımla gerçekleşti.
Memur-Sen’in 1992’de başlayan yolculuğunda 33 yılı geride bıraktığını hatırlatan Yalçın, teşkilatın bugüne kadar duruşunu bozmadığını vurguladı.
Kurulduğumuz günden beri istikametimizi değiştirmedik. İlkelerimizden taviz vermeden onur ve gurur duyacağımız işler yaptık.”
Yalçın, Eğitim-Bir-Sen’in üyelerinin sosyal, ekonomik ve özlük haklarını güçlendirmek için kararlı mücadeleyi sürdüreceğini ifade etti.
Yalçın, sendikal mücadelenin yalnızca çalışanların ücretlerini artırmakla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkenin özgürlüğü, özgünlüğü, demokratikleşmesi, darbe ikliminden çıkması ve toparlanması için kendimizi hep nöbette görüyoruz. Anadolu bir mesuliyet yurdudur. Biz de bu mesuliyetin farkındayız.”
Yalçın, zaman zaman yapılan eleştirilere de yanıt vererek Memur-Sen’in bağımsız bir teşkilat olduğunu hatırlattı:
“Biz doğru bildiğimiz şeye doğru deriz, eleştirilecek olanı da eleştiririz. Hiçbir siyasi yapının memur kolu değiliz. Bizim görevimiz hükümetin doğrularını söylemek değil, hükümete doğruları söylemektir.”
Kamudaki ücret adaletsizliğinin ciddi boyuta ulaştığını belirten Yalçın, çalışma barışının bozulduğunu ve bu sorunun mutlaka çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Yalçın, kamuda görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde standart uygulamanın zorunlu olduğunu söyledi:
“İnsanlar sistem içinde güvenle yükselebilmeli. Liyakat yerleşmeli. Emekli kamu görevlilerinin durumu iyileştirilmeli.”
Sınav ücretlerinden performans ödemelerine, arazi tazminatından fazla mesaiye kadar birçok konuda Memur-Sen’in imzası olduğunu belirten Yalçın, mücadelenin daha da büyütüleceğini ifade etti.