Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, katıldığı NTV canlı yayınında enflasyon görünümü, para politikası duruşu ve ekonomik dengelenmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, uygulanan politikaların etkisinin belirginleştiğini belirterek “Enflasyon virüs gibidir. Reçetemiz doğru, vücuttan atması uzun sürebilir” ifadelerini kullandı.
Karahan, Merkez Bankası’nın üç önceliği bulunduğunu, bunların rezerv birikimi, KKM bakiyesinin azaltılması ve fiyat istikrarının yeniden tesisi olduğunu söyledi. Brüt rezervlerde 80 milyar doların üzerinde artış kaydedildiğini, KKM bakiyesinin ise 140 milyar dolar seviyesinden 1 milyar doların altına gerilediğini aktardı.
Fiyat istikrarı ana hedef
Başkan Karahan, fiyat istikrarının tüm süreçlerin temelini oluşturduğunu vurguladı. Yüksek enflasyonun refah kaybına neden olduğuna dikkat çekerek tek haneli enflasyon hedefine odaklandıklarını dile getirdi. Enflasyonun üç haneli seviyelere yönelme riskinin geçmiş dönemde belirgin olduğunu, alınan sıkılaştırıcı adımlarla bu sürecin çevrildiğini ve oranın yüzde 33’ün altına çekildiğini ifade etti.
Talep koşullarının dezenflasyon ile uyumlu noktaya geldiğini söyleyen Karahan, para politikasının gerektiğinde yeniden kalibre edileceğini ve sıkılığın korunacağını belirtti.
Hizmet ve kira enflasyonunda yavaşlama
Karahan, hizmet enflasyonunun yüzde 70 seviyelerinden yüzde 44’e gerilediğini, kira enflasyonunun ise aylık bazda 4’ün altına indiğini söyledi. Kurdaki artış hızının yavaşladığını, dayanıklı tüketim talebinde iki yıl öncesine göre belirgin dengelenme görüldüğünü ifade etti.
Hissedilen ve ölçülen enflasyon tartışması
TÜİK verilerine yönelik soru üzerine Karahan, ölçülen enflasyonun ülke genelindeki ortalama tüketim sepetinin fiyat değişimini gösterdiğini belirtti. Hissedilen enflasyon ile ölçülen enflasyonun aynı kavram olmadığını, algının hane halklarının harcama yapısına göre değişebildiğini söyledi.
Kredi faizlerinde görünüm
Kredi faizlerine ilişkin beklentilere yönelik soruyu yanıtlayan Karahan, politika faizi ile piyasa faizlerinin her zaman eşzamanlı hareket etmeyebileceğini, özellikle uzun vadeli kredilerde fiyatlamanın enflasyon beklentilerine bağlı olduğunu aktardı. Beklentilerin bozulması durumunda faizlerin düşmeyebileceğini belirtti.